SPONSORLU BAĞLANTILAR

28 Ağustos 2010 Cumartesi

Cinselliğe Genel Bakış


Pek çok şoför için, kulandığı arabanın kaputu altın­da olagelen şeyler az ya da çok gizli kalan, bilmediği bir­takım karışık olaylardır. Benzini, suyu düzenli olarak ko­yar, yağlamaya dikkat eder, arada sırada lastiklerin havasını kontrol eder ve karşılığında arabasından iyi çalışmasını bekler. Buji, piston, silindir, karbüratör ve daha başka karışık mekanizmalardan söz edildiğini duy­muştur. Bunlar birbirleriyle uygunluk içinde çalışıyorlardır. Bu çalışma günün birinde aksarsa bütün yapabi­leceği, usta bir tamirciye başvurmak olacaktır.
İşte insanın da kendi vücuduna kargı tutumu buna oldukça benzerlik göstermektedir. Anatomi bilgisi çoğu kimsede son derece azdır. Oysa insan vücudu 6 silindir­li bir motordan çok daha karışıktır. İnsan kendisinin ke­miklerden, kaslardan, bağlardan, sayılamayacak kadar çok sinir ve damarlardan, bunların yanı sıra da birkaç bezle (gudde) çeşitli iç organlardan yapılmış olduğunu bilir. Bütün bunları, tıpkı arabasını benzinle doyurduğu gibi besinlerle doyurmaya çalışır. Okul sıralarından şöy­le böyle aklında kalan birkaç sağlık kuralını uygulamaya dikkat eder. Ama, kendisiyle uğraşması hiçbir zaman daha ileri gidemez, bir gün kazara mekanizma şu ya da, bu şekilde bir yerinden aksadığında yapabileceği ancak, bu kere hekim olan bir ustaya başvurmak olacaktır.
Bununla beraber, sağlığının ve ruh dengesinin, fizik durumuyla çok ilgili olduğunu anladığı günden beri ihsa­nın kendisini araştırmak ve biraz daha dikkatle izlemek istediğini kabul etmemiz gerekir. Ama, bu konuda bir şey­ler öğrenmek istedikçe anatomisinin karışıklığı bilgisini çok aştığından yılar, çabucak cesaretini kaybeder.
İnsan organizmasının yapısı ve çalışması üstüne ye­terli bilgileri bir araya getirebilmek için bir hekim çok yıllar harcar. Ama, hekim olmayan biri çok daha kısa zamanda normal hayatın başlıca olaylarını anlayıp onla­rı yerli yerine koyabilir. Burada yalnız mümkün olan değil, aynı zamanda istenen bir durum söz konusudur. Çünkü bu şekilde hastayla hekim arasında verimli bir işbirliği kurulmuş olacaktır.
Özellikle üreme işleminin, en ince ayrıntıları daha tam olarak anlaşılamamıştır; çok karışık bir çalışması vardır. Ama, gene de tamamen esrarlı, gizli bir konu ola­rak kalmaması gerekir ve bu da güç bir iş değildir.
Cinsiyetin biyolojik ya da hormonal yönünün yalnız­ca bilim adamını ilgilendirdiği ve normal bir okuyucuyu ilgilendirmeyeceği düşünülebilir. Bununla birlikte, bu ki­tabı okuyan biri kendisi için çok önemli bazı sonuçlar çı­karmakta güçlük çekmeyecektir.
Bir örnek verelim: Erkek ya da dişi olma özelliğimiz döllenme anından başlayarak belirlenmiştir. Bu doğru­dur, ama üreme hücrelerinin çift yönlü güce sahip ol­duğunu söylemek gerekir. Başlangıçta erkeğe, ya da dişi­ye doğru bir sapma olabilir. Bir başka deyimle her insan canlısı, ana yapı yönünden iki sekslidir. Dişilik prensibi hiç olmayan erkek soyut bir varlık olacak, erkeklik pren­sibinden yoksun bir kadının ise kişiliği olmayacaktır.
Bir başka nokta: Hayvanlar dünyasının ilkel toplu­luklarında cinsiyet işe girişmeden çoğalma olabilir. Ama, gelişmiş bir varlık söz konusuysa, yavrulama olayı kesin şekilde seksle ilgilidir. İlkel canlılardan insana doğru yaklaştıkça cinsiyetin amacının yalnız yavrulama olma­dığı gerçeği ortaya çıkar.Cinsiyet,, cinsel birleşmelerden doğan «yoğurulma» ya bağlı olarak, tabiatın kendisine daha iyi bir evrim sağlamak istediği bir araç haline ge­lir. Böylece, cinsiyet yavaş yavaş çoğalma olaylarından ayrılma yolunuda böylelikle tutar ve daha ileriye yönelir.

0 yorum:

Yorum Gönder